Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
VAHAP SEÇER İLK HAMLEDE STRATEJİK HATA MI YAPTI?
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in hafta sonu Kemal Kılıçdaroğlu ile yan yana verdiği görüntü ve hemen ardından yaptığı güçlü CHP vurgusu, Mersin siyasetindeki dengeleri yeniden hareketlendirdi. Seçer’in CHP’de kalma tercihinden çok, bu tercihi kamuoyuna açıklama biçimi tartışmanın merkezine oturdu. Siyasi kulislerde ise Seçer’in geleceğine ilişkin kurmaya çalıştığı stratejinin daha ilk adımında ciddi bir iletişim hatası yaptığı değerlendirmeleri konuşuluyor.
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, hafta sonu Mersin’de düzenlenen 2’nci Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği’nde Kemal Kılıçdaroğlu ile yan yana geldi.
Seçer’in Kılıçdaroğlu’nun hemen yanında yer aldığı görüntülerin ardından yaptığı açıklamalar ise uzun süredir devam eden “CHP’de mi kalacak, YENİ Parti’ye mi geçecek?” tartışmasına büyük ölçüde nokta koydu.
Seçer, CHP’nin değerleriyle büyüdüklerini belirterek partiye bağlılığını açık biçimde ortaya koydu.
“Cumhuriyet Halk Partili olmaktan övünç duyuyoruz” diyen Seçer, “Partimizi korumak ve kollamak en öncelikli görevimizdir” sözleriyle de bundan sonraki siyasi mücadelesini CHP çatısı altında sürdürme iradesini gösterdi.
TARTIŞMA CHP’DE KALMASINDAN ÇOK VERDİĞİ FOTOĞRAF ÜZERİNDEN BÜYÜDÜ
Ancak Seçer açısından asıl tartışma, CHP’de kalma kararından çok bu kararın kamuoyuna nasıl anlatıldığı üzerinden başladı.
Seçer’in “Partimde kalıyorum ve partim için mücadele edeceğim” mesajını bağımsız ve güçlü bir siyasi çıkışla vermek yerine, Kılıçdaroğlu ile yan yana görüntü verdiği bir organizasyonda açıklaması, mesajın önüne fotoğrafın geçmesine neden oldu.
Böylece kamuoyunda tartışılması beklenen “Vahap Seçer neden CHP’de kalıyor?” sorusunun yerini büyük ölçüde “Vahap Seçer neden Kılıçdaroğlu’nun yanında durdu?” sorusu aldı.
İşte Seçer açısından stratejik hata tartışmasının başladığı nokta da burası oldu.
KENDİ MESAJININ ÖNÜNE KILIÇDAROĞLU FOTOĞRAFI GEÇTİ
Seçer, CHP’de kalarak parti içerisinde mücadele etmeyi tercih edebilirdi. Bu, sonuçta bir siyasi tercih.
Ancak eleştirel değerlendirmelere göre Seçer’in bu tercihi anlatırken kurduğu iletişim stratejisi, vermek istediği mesajın önüne geçti.
Çünkü hafta sonundan geriye kalan en güçlü siyasi görüntü, Seçer’in CHP’ye ilişkin sözlerinden çok Kılıçdaroğlu ile yan yana verdiği fotoğraf oldu.
Bu durum, özellikle CHP’de son dönemde yaşanan gelişmelerden rahatsız olan ve farklı bir siyasi çıkış beklentisi içerisinde bulunan seçmenlerde tepkinin yükselmesine neden oldu.
“ÜÇÜNCÜ YOL” İHTİMALİNE İLK DARBE Mİ?
Seçer’in ismi bir süredir yalnızca Mersin siyaseti açısından değil, gelecekte merkez siyasette üstlenebileceği rol bakımından da tartışılıyor.
Bu nedenle attığı her siyasi adım, yalnızca bugünkü parti tercihi üzerinden değil, gelecekte kendisini nerede konumlandıracağı üzerinden de okunuyor.
Tam da bu noktada Seçer’in hafta sonu verdiği görüntü önem kazanıyor.
Siyasi çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, Seçer’in önünde CHP’de mevcut yapının parçası olmak ile YENİ Parti’ye yönelmek dışında, kendi siyasi ağırlığını koruyarak ileride daha bağımsız bir “üçüncü yol” oluşturma ihtimalinin de bulunduğu konuşuluyordu.
Ancak Kılıçdaroğlu ile yan yana verilen görüntünün, Seçer’in kendisine açabileceği bu bağımsız siyasi alanı genişletmek yerine daraltabileceği yorumları yapılıyor.
KURMAYLARI SEÇER’İ YANLIŞ MI YÖNLENDİRDİ?
Tartışılan bir başka başlık ise Seçer’in yakın çalışma ekibinin ve siyasi kurmaylarının bu süreçte nasıl bir strateji izlediği.
Seçer’in CHP’de kalma kararını açıklaması için Kılıçdaroğlu’nun Mersin programının tercih edilmesinin siyasi iletişim açısından doğru hesaplanıp hesaplanmadığı sorgulanıyor.
Çünkü Seçer’in vermek istediği “CHP’yi terk etmiyorum, partim içerisinde mücadele edeceğim” mesajıyla kamuoyunda oluşan “Kılıçdaroğlu’nun yanında konumlandı” algısı arasında önemli bir fark bulunuyor.
Bu nedenle siyasi kulislerde, Seçer’in çevresindeki isimlerin oluşabilecek tepkiyi yeterince öngöremediği ve siyasi iletişim stratejisinin doğru kurgulanmadığı yönünde eleştiriler dile getiriliyor.
YENİ PARTİ’DEN İLK SERT TEPKİ
Seçer’in açıklamalarına yönelik en dikkat çekici siyasi tepkilerden biri YENİ Parti Milletvekili Umut Akdoğan’dan geldi.
Akdoğan, Seçer’in CHP’liliğine ilişkin herhangi bir kuşkusu olmadığını belirtirken, Seçer’in bugün sahip çıktığı CHP konusunda kendisiyle fikir ayrılığı yaşadığını açıkça ifade etti.
Akdoğan’ın “Vahap Bey’in sımsıkı sarıldığı CHP, o CHP değil” sözleri, Seçer üzerinden başlayan tartışmanın YENİ Parti cephesindeki boyutunu da ortaya koydu.
SEÇER SİYASİ GELECEĞİ İÇİN RİSKLİ BİR ALANA MI GİRDİ?
Gelinen noktada tartışma artık yalnızca Vahap Seçer’in hangi partide kalacağı tartışması olmaktan çıkmış durumda.
Asıl soru bundan sonra başlayacak:
Seçer, gelecekte nasıl bir siyasi aktör olmak istiyor?
Mersin’de güçlü seçmen desteğine sahip bir belediye başkanı olarak yoluna mı devam edecek, CHP içerisinde daha büyük bir siyasi rol mü üstlenecek, yoksa ilerleyen dönemde kendi siyasi ağırlığını kullanabileceği farklı bir pozisyon mu oluşturacak?
Hafta sonu verilen fotoğraf, bu soruların tamamını yeniden gündeme taşıdı.
Seçer’in CHP’de kalması başlı başına siyasi bir tercih olarak değerlendirilebilir. Ancak bu tercihin Kılıçdaroğlu ile yan yana verilen güçlü bir görüntü üzerinden kamuoyuna yansıması, Seçer’in bundan sonraki hareket alanını istemeden de olsa daraltmış olabilir.
Bu nedenle Mersin siyasetinde artık “Vahap Seçer YENİ Parti’ye geçecek mi?” sorusundan çok daha önemli başka bir soru konuşuluyor:
Vahap Seçer, siyasi geleceğine ilişkin kurmaya çalıştığı stratejinin daha ilk adımında yanlış bir hamle mi yaptı?
Bu sorunun yanıtını ise Seçer’in bundan sonra atacağı adımlar ve Mersin seçmeninin göstereceği siyasi reaksiyon belirleyecek.